İtiraf etmeliyim yaşadıklarım hiçbir derece normal olmadı olmayacak. Nereden başlasam da size olan hayatımı özetlesem bilemedim.
Çok sevdiğim insan beni sevmediğinden bana aşık olan birine evet dedim. Evet, yaptığım en saçma hataydı. Hiç çilek yerine muz yenir mi? Bi kere üzerinde yaprakları yok. Neyse işte daha sonra bizim üst dönemden bi' yakın arkadaşımı sözde en yakın arkadaşımla tanıştırdım. Üst dönemdekinin adı Ce olsun. Çok güzel Ce mimiği yapar kendileri. Arkadaşım da pro yüzücü tabi, kızın afili var! Ona da yüzücü diyeyim ben en iyisi.
Ben tanıştırdıktan birkaç gün sonra da Bu Ce'nin en yakın arkadaşı James bana mesaj attı. Tabi ben bu aralar bay Uzun'la birlikteyim işte. Ama olmuyo yani çocukla, ölsen kurtulamazsın o derece anlaşamaz hale gelmişiz. Bunları tanıştırdıktan tam bir hafta sonra buluşuyoruz Güven Meydanda Ce, Yüzücü, James ve ben tabii. Ben James'i görüyorum ve oha ne yakışıklı lan bu modlarında böyle bi erimeler falan. Şimdi allah var çocuk da bir içim su. Gel gör ki apaçi dediğimiz tarzdan! Dikmiş saçları böyle "buralar bizim zamanımızda hep tarlaydı yağğ" modunda yürüyoruz Konur'da. Hıı diyorum apaçi falan ama çok yakışıklı abi. Tabi bu esnada Ce ile Yüzücü birbirine asılmakta. Neyse Ce bana soruyor napalım diye Guitar Hero diyorlar hayır diye cırlıyorum. Yok abi çocuğa rezil mi oluyum yani? Bunu mu istiyosunuz? Töbe Allam. Neyse çocuk da benden gönüllü çıkıyor, "Pes yapalım." Diyorum ben bilmiyorum. Bilmediğğim şeyden rezil olacak değilim ya öğretirsin. Nasıl da sevgi pıtırcığıyım böyle. Gidiyoruz tin tin bi pes cafeye, bunların tanıdığı mekan tabi. Adama ismiyle hitap ediyor Ce, çok kuğul tavırlar bunlar olum diyorum içimden.Ce ve Yüzücü bi masaya, Biz Yakışıklı James'mla bi masaya oturuyoruz. Çocuk bana anlatıyor tuşları. Ben çocuğun yüzüne bakıyorum, çocuk afallıyor tabi. Ama çok güzel gülüyor napıyım? Neyse başlıyoruz oynamaya. Bu bana bilerek veriyor 2-3 maç. Sonra alıyor tabii. Eğleniyorum oynarken ne de olsa o oynatıyor ya.Sonra Ce ve yüzücü geliyolar onlar ikisi biz ikimiz maç yapıyoruz. Ufuuu yeniyoruz da yeniyoruz bunları özetle. El çarpmalar birbirine bakıp gülmeler havada uçuşuyo. James'ın maçı var. Götürüyoruz onu durağa tokalaşıyoruz, bindiriyoruz. Gidiyor. Bu kadar. Tabi bunlar olduğunda ben Uzun'dan ayrılalı 3 gün oluyor. Benim onlarla buluştuğum gün Uzun kalkıp geliyor oturduğum semte. Vedalaşıyor benimle, hala aşık. Ama olmadı be Uzun yapamazdık seninle biliyosun. Bana göre değildin sen, yanlıştı hiç olmamalıydı. Aradan harika 20 gün geçiriyorum ben, James'la aramız o kadar iyi ki. Kanatsız meleklerin varlığına inandırmışım onu. Klasik hıyar yavşaklığı afedersin. Neyse, çıkıyoruz bununla. 4 gün sonra ayrılıyoruz. Üzmek istemiyor beyimiz! Yalan. Yakışıklı James'lar asla benim gibi mahalle kenarının olamayacak. Bu da bundan sonra neden sevgili istemediğimin anısıdır.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder